Küresel gelir eşitsizliği rakamları açıklandı

21 Ocak 2020

En çok etkilenenler kadınlar ve kız çocukları!

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Oxfam’ın 2015 yılından bu yana hazırladığı küresel eşitsizlik raporunun güncel rakamları, İsviçre’nin Davos şehrinde 21-24 Ocak’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yayınlandı. 2019 raporuna göre, dünya çapında 2.153 milyarder var ve sahip oldukları servet, dünya nüfusunun %60’ını oluşturan 4,6 milyar insanın toplam varlığından daha fazla.
 
Oxfam’ın “Time to Care” [Bakım Zamanı] isimli bu yılki eşitsizlik raporu, cinsiyetçi ekonomilerimizin eşitsizlik krizini nasıl beslediğini ve varlıklı seçkinlerin, özellikle yoksul kadın ve kız çocuklarının aleyhine olacak şekilde servetlerini nasıl artırdığını gözler önüne seriyor:
 

  • Dünyanın en zengin 22 erkeğinin serveti, Afrika’daki tüm kadınların sahip olduğu varlıkların toplamından daha fazla.

  • Kadınlar ve kız çocukları, yemek pişirmeye, temizliğe, çocuk ve yaşlı bakımına her gün 12,5 milyar saat harcıyorlar. Bu emeğin ekonomik karşılığı, yılda asgari 10,8 trilyon dolar demek ve bu rakam küresel teknoloji endüstrisinin yarattığı değerin 3 katından daha fazla.

  • En zenginlerin önümüzdeki 10 yıl boyunca verecekleri servet vergisinde sadece %0,5 oranında bir artış, yaşlı ve çocuk bakımı, eğitim ve sağlık gibi sektörlerde 117 milyon kişiye istihdam yaratmak için gereken yatırıma denk.

 
Oysa ki, ücretlendirilmeyen bakım emeği ekonomisi, şirketlerin ve toplulukların çarklarının dönmesini sağlayan “gizli güç”. Aynı zamanda kadınlar, ücretlendirilen bakım emeğinin de üçte ikisini oluşturuyor. Sağlık çalışanları, ev içi çalışanlar, bakım hizmeti yardımcıları gibi işler için çoğunlukla düşük ücretler ödeniyor ve kısıtlı haklar sunuluyor.
 
Türkiye’de ise en zengin %1’lik kesiminin serveti, toplumun alt %80’lik bölümünün (yaklaşık 66 milyon kişi) sahip olduğu maddi varlığın 2 katı. Forbes listesindeki dolar milyarderi Türklerin en zengin 5’i ise yaklaşık 25 milyon vatandaştan (en alt %30’luk dilim) daha fazla servete sahip.
 
TÜİK de verileriyle onayladı: Türkiye’de iş gücüne dahil olamayan 20 milyon kadının, 11 milyonu ev içi bakım sorumlulukları sebebiyle iş gücünün dışında. Özellikle dar gelirli mahallelerde uygun ücretli kreşlerin ve diğer bakım hizmetlerinin olmaması, kadınları daha da fazla yoksulluğa mahkum ediyor; bu da kadınların maruz kaldığı cinsiyet eşitsizlikleri ile beraber gelir eşitsizliğinin de kalıcı hale gelmesine neden oluyor.
 
KEDV olarak, dünyanın ve ekonominin çarkını kadınların döndürdüğüne inanıyoruz. Refahın tüm kesimler tarafından paylaşılması için hayatın her alanında kadınların maruz kaldıkları eşitsizliğin giderilmesini, kadınların hastalarımıza, çocuklarımıza, engellilerimize ve en savunmasızlarımıza bakmak için harcadıkları emeğin ücretlendirilmesini, bakım hizmetlerinin bir sektör olarak önceliklendirilip bu alandaki kamu hizmetleri ve altyapı yatırımlarına kaynak aktarılmasını talep ediyoruz.

Raporun Türkçe özeti için

Raporun İngilizce tamamı için

Rapordaki ve veri kümesindeki istatistikleri hesaplama yöntemi için