Emeğin Haklı Talebi: Kadın Kooperatifleri Adil Bir Gelecek İstiyor
 

Kadınlar, iklim krizine en az sebep olan ancak en çok etkilenen ve bu krize karşı en güçlü direnç gösterenler. İklim krizi özellikle kırsaldaki kadınların geçim kaynaklarını tehdit ediyor. Birçok kadın kooperatifi bu zorluklara karşı baş kaldırıyor ve alternatif, sürdürülebilir çözümler üretiyor.  

Gümöz Kadın Kooperatifi'nin hikayesi, bu direncin ve azmin ne kadar değerli bir güç kaynağı olduğunu gözler önüne seriyor. Bugün, Gürsel Appa'nın hikayesinden ilham alarak, kadınların iklim değişikliği ile mücadelesini yakından dinleyelim. 
 

Gürsel Hanım, Gümöz Kadın Kooperatifi'nin kuruluş hikayesini anlatıyor: 

Ürünlerin ziyan olmaması ve ekonomiye kazandırılması fikriyle 12 kadın olarak yola çıktık. İlk üretimimiz mandalina reçeli ve mandalinalı lokum oldu. Ardından çeşitli ürünler geliştirdik. Atık ürünleri değerlendirerek sıfır atık hedefiyle çalışıyoruz. Bu çabalarla FAO'dan aldığımız hibelerle kapasitemizi artırdık ve 2022'de Dünya Gıda Kahramanı ödülünü kazandık.   
 

İklim krizi geçim kaynaklarınızı nasıl etkiledi?  

Geçen yıl börülce diktim ancak aşırı sıcaklar nedeniyle yarım kilo bile ürün alamadım. Mandalinada da benzer sorunlar yaşandı; çiçekler sıcaklardan yandı, ağaçlar erken döküm yaptı, hastalıklar arttı. Üretici kadınlar bu durumla baş edebilmek için ilaca yöneliyor ancak yüksek maliyetler nedeniyle ruhsatsız ilaç kullanmaya itiliyorlar, bu da ürünlerin kalitesini düşürüyor.  

Su tüketimini azaltmak için de damla sulama yöntemine geçtik ancak maddi kısıtlamalar nedeniyle daha ileri teknolojilere erişemiyoruz. Diğer taraftan yerel yönetimle kompost gübre yapımı üzerine bir iş birliği planlıyoruz. 
 

Kadın kooperatifleri ne istiyor?  

Biz kadın kooperatifleri olarak pozitif ayrımcılık istemiyoruz; sadece haklarımızın tanınmasını bekliyoruz. Kadınların ekonomiye katılımını desteklemeye çalışırken, anonim şirketlerle aynı vergi yükü altında eziliyoruz. Bunun yerine, kadın kooperatiflerine özel bir vergilendirme modeli geliştirilerek yükümüz hafifletilebilir.  

İklim adaletini sağlamak ve kadınların üretimde kalmasını desteklemek için yönetimlerin bu gibi konuları görmezden gelmeyi bırakması şart. Bizim taleplerimiz bir lütuf değil; emeğimizin karşılığı.  

Gürsel Hanım gibi daha pek çok kadın iklim kriziyle mücadelede bu sorunları yaşıyor. Hepimizin sağlıklı gıdaya erişebildiği, yaşanabilir bir dünya için durmadan mücadele eden Gürsel Hanım gibi kadınların sesini yükseltmeli, hikayelerini anlatmalıyız. 



Kedv Kayıt Olun

Bizden haber almak için kayıt olun!

Siz de KEDV'in çalışmalarından ve yürüttüğümüz kampanyalardan haberdar olmak için e-bültenimize kayıt olun!

Kayıt Olun!