Eğitim Anlayışı

Eğitim Anlayışı

Çocuğa ilk ve en önemli destek kuşkusuz ailesinden gelir. Çocuğun sağlıklı gelişimi ve büyümesi için bu vazgeçilmezdir. Ancak, çocukların yarının aktif vatandaşları olmaları, hem aile içinde hem de kamusal alanda gerçekleşir. Bir Afrika atasözünün dediği gibi Çocuk yetiştirmek için bir köy gerekir. Dolayısıyla çocuk, aile ve toplum içinde desteklenen bir bütün varlık olarak kabul edilmelidir. Çocuğun değişen ihtiyaçlarının karşılanmasından, ailesi ile birlikte tüm toplum sorumludur. Bu anlamda çocuk bakım ve eğitim hizmetleri hem içerik hem de hizmetin organizasyonu bakımından çocukların kendilerinin, ailelerin ve içinde yaşadıkları toplumun ve toplumu düzenleyen tüm politikaların ve kararların buluşma alanıdır. KEDV Kadın ve Çocuk Merkezleri’nde çocuğu merkez alan; çocuk, eğitici, aile ve çevreyi buluşturan ve hepsi için karşılıklı öğrenme süreci yaratan; katılıma açık bir eğitim anlayışı benimsenmiştir. ‘Katılımcı eğitim’ yaklaşımı birlikte öğrenmeyi teşvik ediyor, öğrenme sürecine çocukların kendi yaşam deneyimlerini katmalarına fırsat veriyor. Böylece çocuklar kendi güçlerinin farkına vararak kendilerini değerli hissediyorlar. Daha kolay öğrenip, öğrenmenin sorumluluğunu eğiticilerle paylaşıyorlar. Bu süreçte, eğiticilerin geleneksel otoriter rollerinden vazgeçip yol gösteren, yardım eden, destekleyen ve öğrenmeyi öğreten yeni rollerini benimsemeleri büyük önem taşıyor. Bu eğitim yaklaşımı çerçevesinde çocuğun ruhsal ve fiziksel olarak gelişmesi, kendi kendine yeterli bir birey olarak özgüven geliştirmesi, çevresini yeniden üretimine katkıda bulunacağı bir yaşam alanı olarak kavraması, yaşadığı yörenin/kentin zenginliklerini ve olanaklarını daha iyi tanıması, başta karşı cins olmak üzere diğerlerine önyargısız bakmayı benimsemesi, kimliğini oluşturan kültürel değerler ve geleneklerin farkına varması ve ilkokula hazırlanmasını sağlamak üzere esnek ve çocuğun ilgisi ve ihtiyacına bağlı olarak geliştirilen eğitim faaliyetleri yürütülüyor.

Kadın ve Çocuk Merkezleri’nde kullanılan mekanlar da çocukların ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir. Çocuklar merkezin tümünü kullanabildikleri gibi, olanaklar çerçevesinde grup odaları da keşfetme ve öğrenme duygusunu destelemek üzere evcilik, drama, görsel sanatlar, müzik ve ritm , hikaye-masal, kukla, doğa , kavram köşeleri ve aileleri ile birlikte katılacakları atölyeler gibi köşelerle zenginleştirilmiştir.

Eğitim Programları

Katılımcı Eğitim’in ilkeleri esas olmak üzere her merkezin özelliklerine göre uygulanabilir ve yenilenebilir programlardan bazıları ;

İşte Bu Benim! 

Çocuğun birey olarak değerli olduğunun kabul edilmesi, bunun ona hissettirilmesi, çocuğun kendi deneyimlerini yuvaya aktarabilmesi ve yuvayı yaşamının bir parçası olarak algılayabilmesi amacıyla geliştirilmiş, tüm yıl boyunca uygulanan temel eğitim programlarından biridir. Her çocuğa ait simgeler yoluyla yaratılan mekan ve nesne tanımlamalarının yanı sıra, çocukların birbiri ile tanışmaları için düzenlenen seremoniler ve her çocuğun evine yapılan ziyaretleri de içeren program, hem çocukların kendilerini, hem de diğerlerini tanımalarına olanak sağlar. Evdeki nesnelerin yuvaya getirilmesi veya yuva faaliyetlerinde ortaya çıkan ürünlerin eve götürülmesi ve faaliyete evde devam edilmesi yoluyla, çocuğun, süreci bir bütün olarak algılaması yönünde fırsat yaratılır. Tüm bu faaliyetler aracılığı ile çocuğun evi ile yuva arasında bir köprü kurulmuş olur.

Ben de Yaparım!

Çocuğun kendi ihtiyaçlarını karşılaması, kendine yeterli bir birey olarak davranması ve güven kazanması amacıyla hazırlanmış, tüm yıl boyunca uygulanan bir eğitim programıdır. Bu program yuvaların günlük pratiği içinde ortaya çıkmış ve çocuğun ihtiyacı üzerine kavramlaştırılmıştır. Giyinmek, yemek yemek, tuvalet alışkanlığı, oyuncaklarını toplamak ve düzenlemek gibi günlük rutin faaliyetlerin yanında, süreç içinde mutfak faaliyetlerine de yansımıştır. Çocuklara kendi sorumluluklarını vermek ve geri çekilmek noktasından yola çıkılarak yuva ortamı/köşeler çocuğa göre düzenlenmiş, bu alanlarda yetişkinlerin müdahalesi en aza indirilmeye, çocuğun sorumluluk seviyesi ise en üste çıkarılmaya çalışılmıştır.

Bu Bebek Benim!

Programın amacı, çocukların kendilerinin ve toplumdaki diğer bireylerin yerini daha kolay kavrayabilmeleridir. Her annenin çocuğuna benzeterek ürettiği ve elbise diktiği bebekler, çocukların kendi dolabına konur. Çocuk her sabah yuvaya geldiğinde dolabından kendisini temsil eden bebeği alır ve grup odasındaki sepete bırakır. Gün başlarken eğitici, tek tek bebekleri eline alıp kim olduğunu sorar. Gelmeyen çocukların temsil edildiği, neden gelmedikleri üzerine fikir yürütüldüğü ve çeşitli duygu ve düşüncelerin bu bebekler aracılığı ile anlatıldığı faaliyet yoluyla çocuklar arasındaki iletişim güçlendirilir.

Bu Dünya Bizim…

Tüm yıl boyunca uygulanan ‘Bu Dünya Bizim’ programı, çocukların yuvayı bir tüketim alanı olarak değil, bir şeyler üretebildikleri, dönüştürebildikleri bir yaşam alanı olarak görmelerini, çevrelerine ve doğaya karşı koruyucu bir tutum geliştirmelerini amaçlar. Bu program, çocukların yuva içi tüketimde daha duyarlı davranmalarının yanısıra onlara çevreci bir yaklaşımın da ilk bilgilerini verir. Yuvada tüketimi en aza indirmek, gereksiz tüketimin olduğu her an çocuğun dikkatini çekmek, bu konuları renkli ve dikkat çekici malzemelerle, görerek, işiterek ve duyarak işlemek; yuvadaki her türlü kullanım için doğa-dostu malzeme seçmek ve atıkları gruplandırarak yeniden kullanmak yapılan faaliyetler arasındadır.

Yaşadığımız Kenti Tanıyalım…

Yetişkinlerin bile işlerinden ve evlerinden başka yerlere gitme fırsatı bulamadıkları bir şehirde özellikle dar gelirli bölgelerdeki çocukların mahallelerinden ötesini göremedikleri bir gerçektir. Yaşadığımız Kenti Tanıyalım programı, çocuğa ev ve yuva dışında da bir yaşam olduğunu, kent yaşamının zenginliklerini ve kentte yaşama kurallarını anlatmayı amaçlar. Tüm yıl boyunca uygulanan bu program kapsamında çocukların, ailelerin ve eğitimcilerin aldıkları ortak kararlar doğrultusunda kent gezileri düzenlenir.

Cinsiyetlere Önyargısız Yaklaşım

İşlerin kız işi – erkek işi şeklinde bir ayrım gözetilmeden paylaşılmasını hedefleyen, ‘Ben de Yaparım’ programı yoluyla desteklenen ve yıl boyunca uygulanan Cinsiyetlere Önyargısız Yaklaşım programının temelinde, çocuklara kız ya da erkek değil arkadaş olduğu düşüncesinin anlatılması yatar. 3-6 yaş dönemi, çocuğun algı ve öğrenmesinin çok yüksek olduğu, cinsel kimliğinin oluştuğu dönemdir. Çocuk bu dönemde sadece duyguları ve dili değil toplumsal kategorileri, bunlara yüklenen anlamları ve rolleri de öğrenir.

Yerel Kültür

Bu program, çocukların kendilerine ve diğer çocuklara ait kültürel değerler konusunda fikir sahibi olmalarını, kimliklerimizi oluşturan farklılıklar ve zenginliklere saygıyla yaklaşmalarını öğretmeyi hedefler. Programın en önemli unsuru, etkin aile katılımıdır. Aile üyeleri yıl boyunca uygulanan programa farklı yörelerden masal, efsane, şarkı, türkü, oyuncak, çocuk oyunu, şive, deyişler, yemek, giysi vb. gibi yerel örneklerle aktif olarak katılırlar, çocuklarla bu örnekleri paylaşır, farklı yaşamlardan kesitler sunarlar. Program müze gezileri ile desteklenebilir. Çocuklar bu geziler aracılığı ile kaybolmakta olan yerel kültürel değerleri görür, bugün ve geçmiş arasındaki farkı daha iyi kavrarlar.

Maya
Nahıl
Kadın Kooperatifleri

İletişim

İstiklal Cad. Bekar Sk. No. 17
Beyoğlu-Istanbul
Tel: 0-212-292 26 72
Fax: 0-212- 249 15 08

Ziyaretçi Takip

Online Ziyaretçiler: 2
Bugünkü Ziyaretler: 54
Toplam Ziyaretler: 7878